Sayı: 16 Ekim-Kasım-Aralık
EDİTÖRDEN
Değerli meslektaşlarım, Literatu ̈r Sempozyum ailesi olarak, sizlerle bir sayıda daha beraber olmaktan mutluluk duymaktayız. Online olarak okuyucu ile buluşmanın yanı sıra, kağıda basılı olarak yayın hayatımızı su ̈rdu ̈ru ̈yor olmanın özverisi ve keyfiyle, 2017 senesinin son sayısıyla karşınızdayız. Bu sayımızda; geçmiş sayılarda yayınlanmış olan makaleler arasından seçtiklerimizle bir karma sayı oluşturmayı planladık. Dergimizin devam edecek yayın hayatında sizlerin yeni katkı ve emeklerinizi keremdoksat55@gmail.com veya neslimdoksat@doksat.com dreslerine bekliyoruz. Herkese u ̈retken ve keyifli gu ̈nler temenni eder; yeni yılın sağlık, mutluluk, huzur getirmesini dilerim. Sevgi ve saygılarımla...
Prof. Dr. M. Kerem DOKSAT

Kırsal Kesimde ve Kentte Yaşayan Ev Hanımlarının Hayatta Kalma Belleği Açısından Karşılaştırılması
Nairne ve arkadaşları (2007) tarafından ilk kez hayatta kalma belleği (adaptive memory) olarak tanımlanan bu belleğe göre, bellek sistemleri hayatta kalmaya yönelik bilgiyi hatırlamak için uyarlanmakta ve gelişmektedir. Son yıllarda üzerinde araştırmalar yapılan hayatta kalma belleğine göre, insan belleği ilkel ataların belleği kullanma şekliyle işlemeye eğilimlidir ve hayatta kalma bağlamı içindeki bilginin hatırlanabilirliği artmaktadır (Nairne ve Panderiada 2008a, Nairne ve Panderiada 2008b, Nairne ve Panderiada 2010). Evrimse ...
Dr. Filiz SAYAR
Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız
Madde Kullanım Bozukluğu Olan Ergenlerde HAV sıklığı
Viral hepatit karaciğerin hedef organ olduğu sistemik bir hastalıktır (Ciocca 2000). HAV (hepatit A virüsü), 27 nm boyutunda zarfsız, pikornavirüs ailesinden bir RNA virüsüdür (Melnick 1992). Bu virüs en sık fekal-oral yol (%95) ile bulaşır. Tükürük ve kan da virüsün diğer bulaşma yollarındandır (Cohen ve ark. 1989). HAV prevalansı temel olarak toplumun hijyenik yapısından etkilenmektedir (Atabek ve ark. 2004). Kalabalık veya temizlik kurallarına özen gösterilmeyen ortamlar, bu hastalığın yaygınlaşmasına neden olmaktadır . Ev , kreş, ...
Zeki YÜNCÜ1, Bürge Kabukçu BAŞAY2, Ender ALTINTOPRAK3, Hakan COSKUNOL4, Cahide AYDIN
Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız
Evli Çiftlerde Evlilik Uyumu ve Cinsel Doyum Arasındaki İlişkiler
Evlilik bireylerin yaşamında önemli bir etkiye sahiptir. Aile bir bütündür ve evlilik ailenin temellerinin oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Evliliğin hem bireysel hem de toplumsal alanda pek çok işlevinin bulunması, artan boşanma ve ayrılma oranlarının bireyler, aile ve toplum üzerinde etkili olup daha fazla sayıda insanı etkilemesi bugünlerde bu olguyu araştırmalar için daha önemli bir konu haline getirmektedir (Lazarides ve ark. 2010). Bu yüzden pek çok araştırmacı “evliliği sürdüren nedir?” sorusuna cevap aramaya çalış ...
Dr. Cennet ŞAFAK ÖZTÜRK1, Prof. Dr. Haluk ARKAR2
Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız
Duygudurum Bozukluğu ile Darier Hastalığı ve Mega Sisterna Magna Varyantı Birlikteliği: Olgu Sunumu
Darier hastalığı (Darier-White hastalığı, keratozis follikularis), en sık seboreik bölgeleri tutan, keratinizasyon bozukluğuyla karakterize, otozomal dominant geçişli genetik bir hastalıktır. Hastalık nadir olarak görülür ve görülme sıklığı 1/55.000–1/100.000 arasında değişir. Her iki cins eşit olarak etkilenir (Pişkin ve ark. 2000). Darier hastalığı ve nöropsikiyatrik hastalıklar arasındaki bağlantı 1996’dan itibaren rapor edilmeye başlanmış ve mental retardasyon, şizofreni, duygudurum bozuklukları ve intihar ile ilişkisi tanıml ...
Ferda Can Güngör*, Yasemin Görgülü**, Ürün Özer***
Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız
Fahr Hastalığı: Olgu Sunumu
Fahr hastalığı, bilateral striopallidodentat kalsinozis olarak da isimlendirilir. Bazal ganglionlar, serebellar, dentat nükleus ve sentrum semiovalede idiopatik kalsifikasyon görülmesi ile karakterizedir (Ang ve ark. 1993, Modrego ve ark. 2005 ). Bu kalsifikasyonların nasıl oluştuğu kesin olarak bilinmemekle beraber enfeksiyon, metabolik ve genetik bozukluklarla ilişkili olabileceği belirtilmektedir (Modrego ve ark. 2005). Hipoparatroidizm veya pseudohipoparatroidizm sendroma eşlik edebilen metabolik bozukluklardır. Kalsifikasyon ...
Yüksel Kıvrak,* Süleyman Gündüz,** Esra Nigar Erkoç Ataoğlu,** İbrahim Yağcı***
Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız
Fibromiyaljili Hastaların Anksiyete Düzeylerinin İncelenmesi
Fibromiyalji Sendromu (FMS), etiyolojisi tam olarak bilinmeyen, yaygın vücut ağrıları, belli anatomik bölgelerde hassas noktalar ve halsizlik ile kendini gösteren bir kronik ağrı sendromudur (Adler ve ark. 2002, Altunören ve ark. 2011) Fibromiyaljili kişilerde irritabl barsak sendromu, kronik baş ağrısı, depres
yon, anksiyete, huzursuz bacak sendromu, temporomandibular disfonksiyon, kronik yorgunluk sendromu ve irritabl mesane sendromu gibi bâzı semptom veya sendromlara sık rastlanmaktadır (Dönmez ve Erdoğan 2009). Fi ...
Etem Erdal Erşan,* Dudu Şencan,** Hüseyin Cengiz Gürbüz,** Hülya Deveci,** Ahmet Karadağ,**
Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız
Yaygın Gelişimsel Bozukluklarda Güncel Antipsikotik Kullanımı
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (YGB), çocukluk çağı başlangıçlı, kronik ve nörobiyolojik temelli bozukluklardır. YGB beş bozukluktan oluşmaktadır: Otistik Bozukluk, Rett Bozukluğu, Çocukluk Dezintegratif Bozukluğu, Asperger Bozukluğu ve Başka Türlü Adlandırılamayan YGB. Bu bozukluklar, tipik olarak yaşamın ilk aylarında başlayan, çeşitli gelişim alanlarında gecikme ve sapma şeklinde klinik görünümleri olan durumlardır (APA 2000). Güncel sınıflama sistemine göre, üç ana alanda işlev sorunu tanımlanmaktadır: İletişim, etkileşim ve t ...
Mehmet Gökşin Karaman*, Ayten Erdoğan**
Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız
Nörolojinin İlklerinden Bir Kitap: Dimağı, Muhayyık ve Muzayyık-ı Dimağ Hastalıkları
Bu seride nöroloji tarihinde yer alan ancak mevcuduna ulaşmak pek mümkün olmayan nadir eserler kütüphanelerinde bulunan, nörolojinin ilk hocalarından kabul edilen Ord. Prof. Dr. Hayrullah Diker’e ait bir telif kitabı tanıtacağız. Kitap Osmanlıca yazılmış ve basım tarihi 1927’dir. Kitabın bir bölümü nörolojik muayeneye ait olup çizimler elle yapılmıştır. Kitabın sonuna Osmanlıca-Latince bir sözlük eklenmiştir. Fihristten anlaşıldığına göre bu ciltte nörolojik muayene ve beyin damar hastalıkları anlatılmaktadır.